<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arte Polis</title>
	<atom:link href="http://www.artepolis2.info/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.artepolis2.info</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Oct 2011 11:27:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Kurban Bayramı’nda eti dikkatli tüketin</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/kurban-bayraminda-eti-dikkatli-tuketin</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/kurban-bayraminda-eti-dikkatli-tuketin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 11:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayramı’nda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[tüketin]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda gün içinde birden fazla kez et tüketilmesi, bayram ziyaretlerinde ağır tatlı, şeker çikolata yenmesi sindirim sistemini, kalp ve damar sağlığını ve kolesterolü etkiliyor. Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerilerini paylaşıyor. Back-Up’ın koruyucu aile hekimliğini temel alan hizmeti Dr. Back-Up, üyelerine sağlık konusunda her türlü bilgilendirme, takip ve organizasyonel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nda gün içinde birden fazla kez et tüketilmesi, bayram ziyaretlerinde ağır tatlı, şeker çikolata yenmesi sindirim sistemini, kalp ve damar sağlığını ve kolesterolü etkiliyor.<br />
Dr. Back-Up danışmanlarından Dr. Ayhan Tokgöz, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme önerilerini paylaşıyor.<br />
Back-Up’ın koruyucu aile hekimliğini temel alan hizmeti Dr. Back-Up, üyelerine sağlık konusunda her türlü bilgilendirme, takip ve organizasyonel hizmet sunmaya devam ediyor. Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Uzman Dr. Ayhan Tokgöz, sağlıklı ve keyifli bir bayram geçirmek isteyenler için beslenme önerilerini aktarıyor.</p>
<p><span id="more-122"></span><br />
Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketim miktarı ve sıklığının arttığını söyleyen Dr. Tokgöz, hayvansal kaynaklı proteinlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriklerinin fazla olduğuna dikkat çekiyor, kontrollü tüketilmeleri gerektiğini aktarıyor. Dr. Back-Up Medikal Danışmanı Uzman Dr. Ayhan Tokgöz’ün Kurban Bayramı için beslenme önerileri şöyle:</p>
<p><!--more-->• Sabah mutlaka kahvaltı edin. Kahvaltınız hafif olmalı ve her besin grubunu içermeli.<br />
• Günde ortalama 2-2,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin.<br />
• Bayram ziyaretlerinde çok fazla çay ve kahve ikramı olabilir. Çayı ve kahveyi kontrollü tüketin.<br />
• Et tüketiminize paralel olarak sebze tüketimini de arttırın.<br />
<!--more-->• Yeni kesilmiş kurban etinin sindirimi çok zordur, hazımsızlık yapabilir. Ayrıca sert olduğu için pişmesi de zordur. Buzdolabında 1-2 gün beklettikten sonra tüketebilirsiniz.<br />
• Ziyaretlerde ikram edilen ağır tatlılardan kaçının. Tercihiniz meyve veya sütlü tatlılar olmalı.<br />
• Kurban etinin çok yağlı kısımlarını tüketmeyin.<br />
• Lezzeti arttırmak için kurbanın iç yağlarını kullanmayın.<br />
<!--more-->• Etleri kavurmayın, kızartmayın. Buğulama, ızgara ve haşlama etleri tercih edin.<br />
• Sakatatların ve kelle paçanın kolesterol ve yağ miktarı fazladır. Dikkatli tüketin.<br />
• Kolesterolünüz varsa size ikram edilen kurbanlık et tüketiminiz sadece tadımlık olmalı.<br />
Kurban keseceklerin de tüm etleri kısa zamanda tüketemeyeceklerine dikkat çeken Dr. Ayhan Tokgöz, eti doğru saklanmanın önemini de vurguluyor. Etin besin öğelerini kaybetmemesi ve mikroorganizmaların çoğalmaması için buzdolabında 0-2° derecede 3-5 gün, derin dondurucuda -18° derecede 3 ay saklanabileceğini belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/kurban-bayraminda-eti-dikkatli-tuketin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>22. katta mangal partisi</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/22-katta-mangal-partisi</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/22-katta-mangal-partisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 10:38:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[22.]]></category>
		<category><![CDATA[katta]]></category>
		<category><![CDATA[mangal]]></category>
		<category><![CDATA[partisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Tatlıses, Ayşegül Yıldız ile evlendiği için kendisine tepki gösteren oğlu İdo&#8217;yla barıştı. Barış, çiftin Fulya Selenium Twins&#8217;in 22. kattaki dairelerinde verdiği mangal partisiyle kutlandı İbrahim Tatlıses ile oğlu arasındaki buzlar eridi. Ünlü türkücü, bu barışı taburcu olduktan sonra taşındığı Fulya Selenium Twins’teki dairesinde kutladı. Dostlarını 22. kattaki yeni evinde toplayan Tatlıses, dışarıdan bol bol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Tatlıses, Ayşegül Yıldız ile evlendiği için kendisine tepki gösteren oğlu İdo&rsquo;yla barıştı. Barış, çiftin Fulya Selenium Twins&rsquo;in 22. kattaki dairelerinde verdiği mangal partisiyle kutlandı<br />
İbrahim Tatlıses ile oğlu arasındaki buzlar eridi. Ünlü türkücü, bu barışı taburcu olduktan sonra taşındığı Fulya Selenium Twins’teki dairesinde kutladı. Dostlarını 22. kattaki yeni evinde toplayan Tatlıses, dışarıdan bol bol lahmacun ve kebap getirtmekle kalmadı, dairede mangal da yaptırdı. Tatlıses, yıllar önce Almanya’daki otel odasında mangal yaptığı haberleriyle uzun süre gündemde kalmıştı. Ziyaretler başladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/22-katta-mangal-partisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Restoranda sakat trafikte canavar!</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/restoranda-sakat-trafikte-canavar</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/restoranda-sakat-trafikte-canavar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 10:37:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[canavar!]]></category>
		<category><![CDATA[Restoranda]]></category>
		<category><![CDATA[sakat]]></category>
		<category><![CDATA[trafikte]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Seren Serengil, önceki akşam sevgilisi Onur Barış&#8217;la Gamsız Meyhane&#8217;de yemek yedi Seren Serengil cipine binerken, gazetecilere alçılı kolunu göstererek, &#34;Önümden çıkın, ben sakatım&#34; diye bağırdı. Güzel şarkıcı daha sonra tek eliyle direksiyona geçti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seren Serengil, önceki akşam sevgilisi Onur Barış&rsquo;la Gamsız Meyhane&rsquo;de yemek yedi<br />
Seren Serengil cipine binerken, gazetecilere alçılı kolunu göstererek, &quot;Önümden çıkın, ben sakatım&quot; diye bağırdı. Güzel şarkıcı daha sonra tek eliyle direksiyona geçti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/restoranda-sakat-trafikte-canavar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egzamanın tekrarlamasında stres ve tahrişin rolü büyük</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/egzamanin-tekrarlamasinda-stres-ve-tahrisin-rolu-buyuk</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/egzamanin-tekrarlamasinda-stres-ve-tahrisin-rolu-buyuk#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2011 08:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Egzamanın]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tahrişin]]></category>
		<category><![CDATA[tekrarlamasında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Egzama vakalarının çoğu alerjiyle bağlantılı olarak gelişmektedir. Hastalık, alerjiye duyarlı kişilerde; inek sütü, yumurta 10 yıldır egzama hastasıyım, tedavi olunca yaralarım geçiyor sonra tekrar çıkıyor. Ellerimdeki egzamadan tümüyle kurtulmak için neler yapabilirim? D.R./Kayseri Egzama vakalarının çoğu alerjiyle bağlantılı olarak gelişmektedir. Hastalık, alerjiye duyarlı kişilerde; inek sütü, yumurta, tahıl ürünleri ve ceviz, fındık gibi yiyeceklerin yenmesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Egzama vakalarının çoğu alerjiyle bağlantılı olarak gelişmektedir. Hastalık, alerjiye duyarlı kişilerde; inek sütü, yumurta<br />
10 yıldır egzama hastasıyım, tedavi olunca yaralarım geçiyor sonra tekrar çıkıyor. Ellerimdeki egzamadan tümüyle kurtulmak için neler yapabilirim? D.R./Kayseri<br />
 Egzama vakalarının çoğu alerjiyle bağlantılı olarak gelişmektedir. Hastalık, alerjiye duyarlı kişilerde; inek sütü, yumurta, tahıl ürünleri ve ceviz, fındık gibi yiyeceklerin yenmesiyle şiddetlenebilir. Toz, polen gibi alerjiyi tetikleyen maddeler de egzamayı körükleyen etkenlerdir.</p>
<p><span id="more-119"></span>KAŞIMAMALISINIZ<br />
 Aynı zamanda giyeceklerdeki veya temizlik malzemelerindeki sentetik ve kimyasal maddeler, ruhsal stres de hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Tedaviden öte korunmak daha büyük önem taşır. Bunun için şu önerilere dikkat edin:<br />
 Cildinizi tahriş eden şeylerden uzak durun.<br />
 Ellerinizi korumak için bulaşıkta, çamaşırda, soğukta eldiven giyin.<br />
<!--more--> Pamuklu giysileri tercih edin.<br />
 Yıkanırken cildinizi tahriş etmemeye özen gösterin.<br />
 Doktorun verdiği ilaçları doğru kullanın.<br />
 Vücudunuza her gün bir nemlendirici sürün.<br />
<!--more--> Kaşınan yerleri kaşımayın.<br />
 Stresle baş etmenin yollarını bulun.<br />
 Cildiniz iyi olsa bile korunma önlemlerini aksatmayın.</p>
<p><!--more-->Yoğurt ve süt şişkinliğinin nedeni laktoz intoleransı<br />
 Son yıllarda süt içtiğimde ya da yoğurt yediğim zaman vücudumda aşırı bir şişkinlik oluyor. Yemekleri yoğurtsuz yiyemediğim için tadım tuzum kaçtı. A.B./Trabzon<br />
 Yalnız olmadığınızı bilmek sizi rahatlatır mı bilmem ama orta yaş ve üzeri birçok insanda sözünü ettiğiniz şikayetler sık görülüyor ve buna laktoz intoleransı deniyor. Yaş ile beraber laktoz adı verilen süt şekerini sindiremez hale gelen insan, bu gıdaları yedikten yarım saat ile iki saat içinde şişkinlik, bulantı, ishal, kramp gibi belirtileri yaşayabiliyor. Bu klinik durum o kadar yaygın ki; dünya üzerindeki yetişkin nüfusun neredeyse dörtte üçünü şöyle ya da böyle etkiliyor. Şikayetleriniz aşırı boyutlara varıyorsa, bu gıdalardan uzak durmaktan başka çareniz yok.</p>
<p><!--more-->MİKTARLARINI AZALTIN<br />
 Süt, peynir ve yoğurdu, beslenmenizden çıkarmaktansa az yemeye özen gösterebilirsiniz. Her gün bir kase yoğurt yerine ıspanağın üzerine üç kaşık koymak ya da tostun yanına ayran içmek daha uygun olabilir. Bir diğer yöntem de laktozdan arındırılmış süt içmektir.</p>
<p>Doğum kontrol haplarınız gebelik testinizi etkilemez<br />
<!--more-->Doğum kontrol hapı kullanırken âdetim gecikti. Gebelik testi yaptıracağım ama hapların etkisi nedeniyle sonucun doğru çıkmamasından endişeliyim. G.M./İzmir<br />
 Hap kullanırken gebelik testi yaptırabilirsiniz ve çıkan sonuca güvenebilirsiniz. Gebelik testleri kanda veya idrarda gebelikle ilgili özel bir hormon olan HCG&rsquo;yi (insan koriyonik gonadotropin) ölçer. Doğum kontrol haplarının içindeki aktif maddeler ise genellikle östrojen ve progesteron hormonlarının türevleridir ve gebelik testinin ölçtüğü HCG düzeyini etkilemezler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/egzamanin-tekrarlamasinda-stres-ve-tahrisin-rolu-buyuk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma sadece yaşlılarda görülmüyor!</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/romatizma-sadece-yaslilarda-gorulmuyor</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/romatizma-sadece-yaslilarda-gorulmuyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 11:40:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[görülmüyor!]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Romatizmayı hep yaşlıların hastalığı olarak biliriz ama durum hiç de öyle değil&#8230; Hep yaşlıların hastalığı olarak biliriz onu. Anneanneler, dedeler, &#34;Yağmur yağacak sanırım, eklemlerim ağrıyor&#34; derler; biz de o yüzden onu yaşlılarla bağdaştırırız. Ancak bu hastalık sadece yaşlıların çektiği bir durum değil. Geçtiğimiz 15 Ekim onların günüydü&#8230; Dünya Artrit Günü&#8230; Tam da gününde İç Hastalıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Romatizmayı hep yaşlıların hastalığı olarak biliriz ama durum hiç de öyle değil&#8230;<br />
Hep yaşlıların hastalığı olarak biliriz onu. Anneanneler, dedeler, &quot;Yağmur yağacak sanırım, eklemlerim ağrıyor&quot; derler; biz de o yüzden onu yaşlılarla bağdaştırırız. Ancak bu hastalık sadece yaşlıların çektiği bir durum değil. </p>
<p> Geçtiğimiz 15 Ekim onların günüydü&#8230; Dünya Artrit Günü&#8230; Tam da gününde İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Soy&rsquo;la karşılaştık. Karşılaşmıken, &quot;Yağmurlu havalardan önce belirti vermeye başladığını sandığım&quot; romatizmayı konuşalım dedik. Hastalığın çocuk yaşlı, kadın erkek demeden herkesi vurabileceğini öğrendim&#8230;<br />
<span id="more-118"></span><br />
 İşte romatizma ile ilgili merak ettiklerim ve Prof. Dr. Soy&rsquo;un yanıtları</p>
<p>Romatizma nedir?<br />
<!--more-->Romatoloji veya romatizma denince insanların aklına hemen eklem iltihabı gelir. Oysa romatizmaların bir kısmı sadece eklemleri değil eklemlerle birlikte deri, kas, kemik ve iç organları etkileyebilir</p>
<p>Romatizma kimlerde görülür?<br />
Kadınlarda, erkeklerde, çocuklarda. Yaşlılarda da gençlerde de görülebilir.<br />
<!--more--><br />
KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR<br />
 Romatizma yalnızca kadınların hastalığı mıdır?<br />
Romatizmal hastalıkların çoğunun kadınlarda daha sık sık görüldüğü doğrudur. Ancak birçok romatizmal hastalık erkekleri de bir o kadar oranda etkileyebilmektedir. Sitemik Lupus Eritematozus (SLE), Antifosfolipid Sendromu, Sjögren Sendromu ön planda kadınlarda sık görülürken bazı vaskülit türleri erkleri daha fazla etkilemektedir. Ayrıca erkeklerde bazı hastalıklar daha ağır seyretmekte. Örneğin Behçet Hastalığı ve Ankilozan Spondilit grubu hastalıklar erkeklerde daha ağır seyreder.<br />
<!--more--><br />
Sadece soğukta mı çıkar?<br />
 Osteoartrit gibi bazı romatizmaların soğuk ve yağışlı havalarda hastayı daha fazla rahatsız ettikleri doğrudur. Muhtemelen dış ortamdaki basınç değişikliklerinin ekleme yansıması nedeni ile daha fazla yakınma olmaktadır. Öte yandan güneş bazı hastalıklara iyi gelse de, örneğin SLE gibi romatizmaları ise alevlendirebilir. Yani romatizmalar sadece soğukta ya da kışın ortaya çıkmaz, her mevsimde ortaya çıkabilir.</p>
<p><!--more-->Romatizmanın türleri nelerdir?</p>
<p> OSTEOARTRİT (eklemlerde kireçlenme): En sık görülen eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının yapısının bozulması ve zamanla kaybolması bu hastalığa yol açar. Kanda iltihap göstergelerinde artışa yol açmadığından halk arasında iltihaplı olmayan romatizma olarak bilinir. 40 yaşından önce görülmesi nadirdir. 70 yaş üstü bireylerin dörtte üçünde bu hastalığa ait bulgular görülür. En sık diz, kalça, el parmak eklemlerinde görülür. Hastalarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve el-ayak parmaklarında şekil bozukluğuna yol açar. İdeal bir tedavisi yoktur. Zaman zaman ağrı kesici ilaçlardan yararlanılabilir. Ancak kilo alınmaması, düzenli egzersiz yapılması, süt ve süt ürünlerinin düzenli tüketilmesi bu hastalığın önlenmesinde son derece önemlidir.</p>
<p><!--more-->ROMATOİD ARTRİT: Halk arasında iltihaplı romatizma olarak da bilinir. Erişkin insanlarda görülme sıklığı %1 dir. Hastalık eklemler dışında iç organları da etkileyebilir. Hastalık en sık her iki el bileği ve el eklemlerini eşzamanlı olarak etkiler. Hastalarda el bileği ve el parmaklarında ağrı, şişlik, sabah ellerini kullanamama (sabah tutukluğu), ellerde şekil bozukluğu görülür. Eller dışında ayak bilekleri, dirsek, omuz ve dizler de sıklıkla hastalıktan etkilenir. Hastalığın tanısında hastanın şikâyetleri dışında fizik muayene bulguları, kan testleri ve eklem grafilerinden yararlanılır.</p>
<p> Erken tanı son derece önemlidir. Çünkü erken tanı konup tedavi başlanırsa şekil bozukluğu ve fonksiyon kaybı gelişme riski azalır. Tedavide öncelikli seçeneğimiz haftada bir defa kullanılan metotreksat, kinin ve kortizon dahil bağışıklık sistemini baskılayan bir çok ilaç kullanılır. Ayrıca yeni geliştirilen TNF alfa blokeri gibi biyolojik ilaçlarla seçilmiş hasta grubunda hastalık daha kolay kontrol altına alınabilmektedir.</p>
<p><!--more-->ANKİLOZAN SPONDİLİT: Genellikle omurgayı tutan ağrılı, ilerleyici bir kronik romatizmal hastalıktır. Hastanın belini büken ve onu öne doğru eğen bir hastalıktır. Esasen omurgayı etkilemekle beraber diğer eklemleri, kiriş ve tendon denilen kasların kemiklere yapıştığı bölüm olan yerleri de etkiler. Bazen göz, akciğer ve kalp de etkilenir. Hastalık genellikle 20 li yaşlarda başlar. Erkeklerde daha sık görülür. Hastalar genellikle sabah çok şiddetli bel ve/veya kalça ağrısıyla uyanırlar. Ağrının gün içinde hareketle azalması karakteristiktir. HLAB27 isimli bir genin pozitifliği tanıda yardımcıdır. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Tedavide ağrı kesici ilaçlar veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlardan yararlanılır. Yeni geliştirilen biyolojik ilaçlar, seçilmiş hastalarda mükemmel sonuçlar alınabilmektedir. Ankilozan spondilitli hastalarda egzersiz, özellikle yüzme sporu omurganın eğilmemesi için son derece önemlidir. Ankilozan spondilitli hastalar mümkün olduğunca hareket etmeli ve yüzmelidir.</p>
<p>BEHÇET HASTALIĞI: Ağızda ve cinsel bölgede ağrılı ülserler (yaralar; aftlar), göz iltihabı (Üveit) ve deri bulgularıyla seyreden bir hastalıktır. Hastalık sıklıkla sadece deriye sınırlı zannedilir. Ancak, özellikle genç erkeklerde bacaklarda ve akciğerlerde başta olmak üzere damar tutulumu ve beyin tutulumu yaparak hayatı tehdit edebilir. Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte en sık 20-30 lu yaşlarda ortaya çıkar. Tedavi edilmezse görme kayıpları, beyin ve damar tutulumları ile eklemlerde tutuluma yol açması nedeni ile önemlidir.</p>
<p><!--more-->AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF): Birkaç ayda bir tekrarlayan ve birkaç günde kendiliğinden sona eren karın ağrısı, ateş, göğüs arısı, eklem ağrısı ve şişmeleri ile karakterizdir. Hemen daima çocukluk ve genç yaşlarda ortaya çıkar. Genetik geçişli bir hastalıktır. Sıklıkla aile bireylerinin bir ya da bir kaçı daha aynı hastalıktan etkilenmiştir. Tanısı öncelikle klinik bulgulara göre konur. Yardımcı olarak MEFV gen analizi yapılabilmektedir. FMF tanısı konduktan sonra kişinin ömür boyu kolşisin (Colhicium) adlı ilacı kullanması gereklidir. Aksi takdirde böbreklerde bozukluk ve zamanla yetersizlik söz konusu olabilir.</p>
<p>KALPTE CİDDİ SORUNLAR OLABİLİR<br />
 AKUT ROMATİZMAL ATEŞ (ARA): Özellikle çocuk ve gençlerde ortaya çıkan; A Grubu Beta Hemolitik Streptokakalar (Beta Mikrobu) ile üst sonlum yolu iinfeksiyonunu takiben gelişen, eklemler, kalp zarı ve kası, beyin gibi organlarda tutulum yapabilen bir hastalıktır. Eklem ve diğer organlardaki sorunlar genelde önemli bir hasar bırakmadan iyileşirken kalpte ciddi sorunlar yaratması nedeni ile ciddiye alınmalıdır. Bu hastalık eklemleri yalayan kalbi ısıran hastalık olarak bilinir. Kalpte daha sonraki yıllarda kendini gösteren romatizmal kapak hastalığına neden olur. Aort, mitral gibi kalp kapaklarında darlık ya da yetersizlik yapar. Bu hastalığı geçirenlerin aylık depo penisilin (Penadur gibi) yaptırmaları gereklidir. Hastalığın tanısında beta mikrobu ile infekiyon geçirdiğinin gösterilmesi önemlidir. Bu amaçla boğaz kültürü ve ASO denilen bir kan testinden yararlanılır. Ancak her boğaz enfeksiyonu geçirende ARA gelişmez ve her ASO yüksekliği ARA anlamına gelmez. O nedenle hastaların mutlaka diğer klinik belirtilerle birlikte değerlendirilip bu tanı konmalıdır.<br />
<!--more--><br />
SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS (SLE): Özellikle genç &#8211; orta yaşlı bayanlarda görülen bir hastalıktır. Yüzde güneşe maruz kalmakla artan kızarıklar, eklem ağrısı ve şişmesi, ateş kilo kaybı, akciğer-kalp zarında sıvı birikmesi, anemi, böbrek ve diğer organlarda tutulum yapabilen, tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir hastalıktır. Bir grubunda tekrarlayan düşükler ve tekrarlayan derin ven trombozu, beyin damarlarında tıkanmalara yol açabilir. Anti nükleer antikorların (F-ANA) pozitifliği tanıda oldukça yararlıdır.</p>
<p>DİĞERLERİ: Bunlar dışında daha çok sayıda ve türde romatizmal hastalıklar bulunmaktadır. Skleroderma (Ellerde soğukta morarma-kızarma, deride gerginlik, akciğerde tutulma); Dermatomiyozit (kaslarda zayıflama, güçsüzlük, deride kızarıklıklar, akciğer tutulumu); Erişkin Başlangıçlı stil Hastalığı (özellikle akşamları artan ateş, deri döküntüsü ve bazen ciddi organ tutulumları..); Vaskülitler (çok çeşitli ve türde olup damarlarda iltihaplanma ve bunun sonucunda organlarda fonksiyon bozukluğu ile karakterizedir. Wegener Granulomatozusu, temporal arterit, Poliarteritis Nodosa (PAN)) başlıca örnekleridir.<br />
<!--more--><br />
BEL AĞRISINA DİKKAT<br />
 Peki nedir belirtileri?<br />
Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı. Sabah eklemlerde sertlik olması. Özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı. El parmaklarında soğukta beyazlaşma, morarma<br />
<!--more--> Cilt altında bezeler. Güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi. Ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik. Güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarda ağrı. Ağızda yara çıkması, genital bölgede yara. Gözlerde sık sık iltihaplanma (Üveit). Tekrarlayan karın ağrıları&#8230; Ağız- göz kuruluğu. Açıklanamayan ateş<br />
 Açıklanamayan kilo kaybı. Açıklanamayan deri döküntüleri</p>
<p>Romatizmanın tedavisi yok mudur?<br />
<!--more-->Eskiden romatizma hastalarının tedavisi kısıtlı idi. Gerek romatizmal hastalıklar uzmanı sayısının yetersizliği gerekse de tedavi imkânlarının kısıtlı olması nedeni ile birçok romatizmal hastalık yeterince tedavi edilemiyordu. Günümüzde birçok romatizmal hastalık için modern tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Özellikle romatoid artrit, Ankilozan Spondilit gibi hastalıklarık tedavisinde önemli başarılar sağlanmıştır.</p>
<p>KORUNMA YOLLARI<br />
 Romatizmadan nasıl korunuruz?<br />
<!--more--> Romatizmaların önemli bir kısmının gerçek nedeni henüz tam bilinmemekle beraber bazı önemli bilgilere sahibiz. Mesela fazla kilo ile osteoartrit arasında ilişki vardır. Ayrıca diğer romatizma türlerinde de ekleme binen yükün azaltılması hastalığın kontrolünü kolaylaştıracağından ve verilecek kortizon gibi ilaçların yan etkilerinin azaltılması için kilo verilmesi önemli. Sigara ve tütün ürünleri romatoid artrit oluşumundan sorumlu tutulmuştur. Özellikle ailesinde romatoid artrit olanların sigara içmemesi gerekir. Ankilozan spondilit olgularında da sigara içilmesi daha ağır bir hastalık tablosuna yol açabilir.</p>
<p> Diş eti iltihaplarında romatoid artrit oluşumundan sorumlu olabileceğinden diş sorunlarının en kısa zamanda giderilmesi gereklidir. Düzenli egzersiz yapılması, eklem sağlığı için de zorunludur. Tempolu yürüyüş, yüzme gibi sporlar kemik, eklem ve kas sağlığı için faydalıdır. Genel sağlık kuralları dahilinde davranılarak besslenmek gerekir. Sık sık balık (Uskumru, somon, ton, sardalya, lüfer, morina, ringa) yemek, A vitamin, ve omega 3 türü maddeleri almanızı sağlar. Bunlar hem trigliseridleri düşürür hem de romatoid artriti baskılar. Alkol, gut oluşumuna ve kemik metabolizmasındaki bozukluklara yol açabilir. Genel olarak yeterince sebze, tahıl ve meyve tüketilmelidir. Yeterince güneş görmek ve kalsiyumdan zengin beslenmek kemik sağlığı için elzemdir. Günde 5- 6 fincandan fazla kahve, bir bardaktan fazla soda içmek kemik metabolizmasına zarar verebilir. Sonuç olarak bize emanet edilen sağlığımızı korumak için biraz gayret etmek gerekir. Kendimize uygun bir egzersiz programı uygulamak, bize zarar verebilecek sigara gibi alışkanlıklardan, gereksiz kalori alımından kaçınmak ve zamanınfa bir hekime başvurmakla pek çok sorunun daha kolay halledilebileceğine inanıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/romatizma-sadece-yaslilarda-gorulmuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçlarınız için doğal reçete</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/saclariniz-icin-dogal-recete</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/saclariniz-icin-dogal-recete#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 09:33:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[Saçlarınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Reçetelerimiz sizin değil, bu kez saçlarınız için&#8230; Bitkisel kaynaklı ürünlerin ve organik kozmetiklerin çok revaçta olduğu bugünlerde biz de, saçlarınız için çok doğal reçeteler hazırladık&#8230; Evde kendi spanızı yaratmanız ve sağlıkla parlayan saçların keyfini çıkarmanız için! MUZLU &#8211; BALLI MASKE HAZIRLANIŞI VE UYGULAMA Malzemeler: • 1 adet organik muz • 2 yemek kaşığı doğal yoğurt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Reçetelerimiz sizin değil, bu kez saçlarınız için&#8230;<br />
Bitkisel kaynaklı ürünlerin ve organik kozmetiklerin çok revaçta olduğu bugünlerde biz de, saçlarınız için çok doğal reçeteler hazırladık&#8230; Evde kendi spanızı yaratmanız ve sağlıkla parlayan saçların keyfini çıkarmanız için!</p>
<p>MUZLU &#8211; BALLI MASKE HAZIRLANIŞI VE UYGULAMA<br />
<span id="more-117"></span><br />
Malzemeler:</p>
<p>• 1 adet organik muz<br />
<!--more--><br />
• 2 yemek kaşığı doğal yoğurt</p>
<p>• 2 çay kaşığı saf zeytinyağı<br />
<!--more--><br />
• 1 çay kaşığı organik bal</p>
<p>• 2 tatlı kaşığı tam yağlı süt<br />
<!--more--><br />
• 4 damla tatlı badem yağı (ya da bulabilirseniz ylang ylang yağı)</p>
<p>Tüm malzemeleri blenderden geçirin ve kalın bir sıvı haline gelmesini sağlayın. Saçlarınızı üzerindeki sprey, jöle gibi tüm kalıntılardan arınması için yıkayın ve havluyla kurutun. Ardından maskeyi bir tarak ya da boya fırçası yardımıyla kökten uca tüm saçlarınıza yedirin. Başınızı folyoyla sararak ya da bir bone geçirerek 1 saat bu halde bekleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/saclariniz-icin-dogal-recete/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;a gölge düşüren olay!</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/altin-portakala-golge-dusuren-olay</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/altin-portakala-golge-dusuren-olay#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 09:53:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altın]]></category>
		<category><![CDATA[düşüren]]></category>
		<category><![CDATA[gölge]]></category>
		<category><![CDATA[olay!]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali&#8217;nde Müjde Ar ve Selda Alkor&#8217;un arasında yaşananlar festivali gölgede bıraktı Müjde Ar, Alkor&#8217;un kendisine yakın oturmasını istemedi. Alkor duruma çok sinirlendi. Altın Portakal Film Festivali&#8217;ne her anlamda kadınlar damga vurdu! Bu yıl &#8217;Ve Kadınlar Dünyaya Dokundu&#8217; temasıyla kadına odaklanan festivalde kadınlara yönelik birçok etkinlik yapılıyor. Kadın sorunlarını, kadına karşı şiddetin, kadının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal Film Festivali&rsquo;nde Müjde Ar ve Selda Alkor&rsquo;un arasında yaşananlar festivali gölgede bıraktı<br />
Müjde Ar, Alkor&rsquo;un kendisine yakın oturmasını istemedi. Alkor duruma çok sinirlendi.</p>
<p>Altın Portakal Film Festivali&rsquo;ne her anlamda kadınlar damga vurdu! Bu yıl &rsquo;Ve Kadınlar Dünyaya Dokundu&rsquo; temasıyla kadına odaklanan festivalde kadınlara yönelik birçok etkinlik yapılıyor. Kadın sorunlarını, kadına karşı şiddetin, kadının dünya üzerindeki etkisinin konuşulduğu festivalde, iki Yeşilçam yıldızının atışması şaşkınlık ve üzüntü yarattı.<br />
<span id="more-116"></span><br />
YAKIN OTURMAK İSTEMEDİ</p>
<p> Festivalde jüri başkanı olan Müjde Ar, konuk olarak filmleri takip eden Selda Alkor&rsquo;un yüzüne bile bakmadı. Önceki gün bir film gösterimi sırasında jüriye yakın bir koltukta oturan Selda Alkor, Mühjde Ar&rsquo;ı görünce ayağa kalktı. Ancak Ar, görevlilere Alkor&rsquo;un kendisine yakın oturmak istemediğini ve yerinin değiştirilmesini istedi. Görevliler, Alkor&rsquo;a yerini değiştirmeyi teklif edince olay su yüzüne çıktı.<br />
<!--more--><br />
 &quot;DAHA DA FESTİVALE GELMEM&quot;</p>
<p> Duruma tepki gösteren Alkor, &quot;Ben halkım. Filmi burada izleyeceğim. Jüri de benim izleyici olduğumu unutmasın&quot; dedi. Ancak yaşadığı olaya çok sinirlenen Alkor, festivali terk etmek istedi. Aksav ve Altın Portakal yetkilileri Alkor&rsquo;a çiçekler göndererek özür diledi. Bu yıl festivalde kalacağını ancak bir daha asla gelmeyeceğini ifade eden Alkor, ertesi gün de aynı yerde oturup film izledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/altin-portakala-golge-dusuren-olay/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8217;Asena kovuldu&#8217; iddialarına açıklama</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/asena-kovuldu-iddialarina-aciklama</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/asena-kovuldu-iddialarina-aciklama#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 07:04:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[bırakıyor!]]></category>
		<category><![CDATA[iddialarına]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[&#34;Yok Böyle Dans&#34; henüz yayına başlamadan, jüride değişiklik yapıldı Jüri koltuğuna oturmaya hazırlanan Asena’nın yerine, geçtiğimiz yıl aynı programda yarışıp birinci olan Azra Akın’la anlaşıldı. Ünlü oryantalin programdan çıkarılmasına ise eski sevgilisi İbrahim Tatlıses’in evliliği hakkında yaptığı açıklamaların neden olduğu öne sürüldü. İddiaya göre Tatlıses, Acun Ilıcalı’dan Asena’yı programın kadrosundan çıkarmasını istedi. ACUN&#8217;DAN ASENA AÇIKLAMASI [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Yok Böyle Dans&quot; henüz yayına başlamadan, jüride değişiklik yapıldı<br />
 Jüri koltuğuna oturmaya hazırlanan Asena’nın yerine, geçtiğimiz yıl aynı programda yarışıp birinci olan Azra Akın’la anlaşıldı. Ünlü oryantalin programdan çıkarılmasına ise eski sevgilisi İbrahim Tatlıses’in evliliği hakkında yaptığı açıklamaların neden olduğu öne sürüldü. İddiaya göre Tatlıses, Acun Ilıcalı’dan Asena’yı programın kadrosundan çıkarmasını istedi.</p>
<p> ACUN&rsquo;DAN ASENA AÇIKLAMASI<br />
<span id="more-115"></span><br />
 İddiaların üzerine, Acun Ilıcalı şu açıklamayı yaptı:</p>
<p> Bugün gazetelerde yer alan “Azra ile Tatlıses Asena’yı Kovdurdu” ve “İbrahim Tatlıses’in Acun Ilıcalı’yı aradı”  haberleri kesinlikle yalandır ve gerçekleri yansıtmamaktadır. Azra Akın’ın Asena’yı istemediği doğrultusundaki iddiaların da gerçekle en ufak bir ilgisi yoktur.<br />
<!--more--><br />
 Kendisinin bu konuda en ufak bir talebi de bulunmamıştır. </p>
<p> Asena ile “Survivor” yarışmasında birlikte sorunsuz çalışılmış ve proje her iki tarafın da memnuniyeti ile bitmiştir.<br />
<!--more--><br />
 Bundan sonraki Acunmedya projelerinde de Asena ile çalışmamız her zaman mümkün olacaktır.</p>
<p> Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/asena-kovuldu-iddialarina-aciklama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Gün Banyodan Sonra Kontrol Var</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/her-gun-banyodan-sonra-kontrol-var</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/her-gun-banyodan-sonra-kontrol-var#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 09:26:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Banyodan]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Her]]></category>
		<category><![CDATA[Kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[Var]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır meme kanseri konusunda bilinç oluşturmak için çalışan Nükhet Duru, Avon&#8217;un &#8217;Meme Kanseri ile Mücadele Projesi&#8217;nin bu yılki sözcüsü oldu. &#8217;Meme Kanseri ile Mücadele Projesi&#8217;ni 15 yıldır yürüten Avon, proje çerçevesinde meme kanserine karşı bilinçlendirme ve mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında bu yıl altıncı kez gerçekleşecek olan yürüyüş, yarın Ortaköy- Beşiktaş hattında düzenlenecek. Yürüyüşün başını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır meme kanseri konusunda bilinç oluşturmak için çalışan Nükhet Duru, Avon&rsquo;un &rsquo;Meme Kanseri ile Mücadele Projesi&rsquo;nin bu yılki sözcüsü oldu.<br />
&rsquo;Meme Kanseri ile Mücadele Projesi&rsquo;ni 15 yıldır yürüten Avon, proje çerçevesinde meme kanserine karşı bilinçlendirme ve mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında bu yıl altıncı kez gerçekleşecek olan yürüyüş, yarın Ortaköy- Beşiktaş hattında düzenlenecek. Yürüyüşün başını ise projenin sözcüsü Nükhet Duru çekecek. Yürüyüş sonunda Beşiktaş meydanında bir konser verecek olan ünlü sanatçıyla, projeyi ve meme kanserine olan duyarlılığını konuştuk&#8230; </p>
<p>Meme kanseriyle ilgili bilinç oluşturmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?<br />
<span id="more-114"></span><br />
Bütün kadınları; erken teşhis ve kontrol sayesinde, hiç korkmadan bu hastalıktan kurtulmanın mümkün olduğu konusunda bilinçlendirmek istiyoruz. Avon bunu 15 yıldır çok büyük başarıyla, hastanelere mamografi cihazları bağışlayarak, ücretsiz taramalar yaparak ve panelleriyle, yürüyüşleriyle dikkat çekerek yapmayı başardı. Ben de yine aşağı yukarı 15 yıldan beri, tamamen kadın sağlığıyla ilgili fahri çalışmalar içindeyim. Hatta bir kliniğim vardı ve o klinikte ben de 250 kadını ücretsiz muayeneye davet etmiştim ve iki-üç vakayı erkenden yakalamıştık, hayat kurtarmıştık. </p>
<p>Yani siz zaten bu konuya yıllar önce gönül vermiştiniz?<br />
<!--more--><br />
Evet, aynen öyle. Bu sene Avon&rsquo;un bana bu elçiliği teklif etmesi kimseyi şaşırtmadı ama beni çok mutlu etti, çok heyecanlandırdı. Çünkü insanların dikkatini sadece hekimler çekemiyor. Bizim gibi tanıdıkları, güvendikleri kişileri karşılarında görmek ayrı etkili oluyor. Düşünsenize; benim ikna edeceğim kaç kadın girecek tarama arabasına&#8230; Bu yüzden ben kendimi yıllardır bu konuda görevli sayıyorum. </p>
<p>erkekle r mo tive etmeli<br />
<!--more--><br />
Bütün kadınların aslında meme kanseri konusunda bilinçli olması şart&#8230; </p>
<p>Bence bütün erkeklerin de&#8230; Çünkü bu kanseri geçiren; ya anneleri, ya kardeşleri ya da eşleri. Çok dikkatli olmaları ve eşlerini bu konuda uyarıp 35 yaşından sonra muayeneye gitmeye motive etmeleri lazım.<br />
<!--more--><br />
Ne yazık ki ülkemizde insan ancak başa gelince bazı şeyleri fark ediyor ve algılayabiliyor&#8230; </p>
<p>İşte bizim görevimiz de burada ortaya çıkıyor. Sırf korktuğumuz için uzun süre gitmezsek; sonra hastalığı yarısında, belki de çok gecikmiş olarak yakalıyoruz. Çünkü bu ağrı veren, kendini çok çabuk belli eden, grip ya da nezle gibi bir hastalık değil; çok sinsi. O yüzden kadın; önce kendini muayene etmeyi, kendi bedeniyle arkadaş olmayı öğrenmeli. Yani &quot;Mememde ne var, kolumun altında ne var?&quot; diye sürekli kontrol etmeli.<br />
<!--more--><br />
ÖNCE SAĞLIĞIM GELİR </p>
<p>Siz düzenli olarak kendinizi kontrol eder misiniz?<br />
<!--more--><br />
Ben her gün banyodan sonra kendime bakarım, bu bir alışkanlıktır benim için. Kendisiyle meşgul bir insanım; yani kendime özen gösteririm, şımartırım, ilgilenirim, ne oluyor, ne bitiyor bakarım. Sağlığıma, aynı zamanda doktor kontrollerime, hijyenime dikkat ediyorum. Bunlar benim için birinci sırada geliyor. Süslenme, güzellik, moda falan sonra geliyor. </p>
<p>Peki, mamografi çektirme rutininiz nedir?<br />
<!--more--><br />
Ben, doktorumun yönlendirmesiyle çektiriyorum mamografiyi. Yani &quot;İlle de her yıl çektirilmesi gerekiyor&quot; denemez. Buna genelde doktorunuz karar verir. Küçük şüphe varsa her yıl, hatta bazı kişilerin altı ayda bir çektirmesi gerekiyor. Ama bazı kişiler için iki-üç yılda bir yeterli olabiliyor. </p>
<p>BİR AKRABAM DA BU HASTALIKTAN GİTTİ<br />
<!--more--><br />
Ailenizde ya da yakın çevrenizde bu kansere yakalanan oldu mu? </p>
<p>Elbette. Bir akrabamda oldu, bir de çok sevdiğimiz Çiğdem Talu&rsquo;yu bu hastalıktan kaybetmiştik. Ben de &quot;Ne yapabiliriz?&quot; diye düşünmeye o zaman başlamıştım.<br />
<!--more--><br />
Yakın çevrenizde gördünüz mü; hastalığa yakalanan kadınlar neler yaşıyor? </p>
<p>Günümüzde, hastalık erken teşhis edilirse, kadınlarımız yüzde 95 hiçbir sorun yaşamadan atlatabiliyor bu hastalığı. Ama damla damla gözümüzün önünde eriyen çok tanıdığımız oldu. Hem hastanın kendisi, hem de yakınları için çok zor bir süreç. Anlatmak çok zor.<br />
<!--more--><br />
ERKEK DE KADIN DA BİRBİRİNİ ÜZMEMELİ </p>
<p>Çoğu kanser türü gibi meme kanserine de üzüntü, stres de neden olabiliyor. Erkeklere galiba &quot;Hayatınızdaki kadınları çok üzmeyin&quot; diye de çağrıda bulunmak gerekiyor&#8230;<br />
<!--more--><br />
Bence iki taraf da birbirini üzmemeli. Çünkü ne yazık ki, çok az olmakla birlikte erkeklerde de görülüyor meme kanseri. Ama insan üzüldüğünde hormonal dengesi o kadar bozuluyor ve bağışıklık sistemi o kadar çöküyor ki; en zayıf noktanız neredeyse, hastalık sizi oradan yakalıyor. Öncelikle bunu bilmek lazım. Aşırı üzüntü, stres, olayları gereğinden fazla ciddiye alma ve kendini kaptırma; mutlaka bağışıklık düzeyinde bir düşüşe neden oluyor ve sizi nereden ne yakalayacak bilemiyorsunuz. </p>
<p>Sizce etrafındakilerin hasta için ne yapmaları gerekiyor?<br />
<!--more--><br />
Her hastalık için en önemli şey moraldir. İnsan gerçekten isterse, hastalığı kendinden uzaklaştırabilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Bu yüzden de yakınlarının verdiği moral, sevgi ve gösterdiği özen çok önemli. </p>
<p>BANA &rsquo;TEŞHİSİ SEN KOY&rsquo; DİYORLAR<br />
<!--more--><br />
Siz artık meme kanseri konusunda küçük çapta bir uzman oldunuz galiba&#8230; </p>
<p>Öyle de diyebiliriz. Ben zaten tıbbi konulara çok yakın bir insanım. Hatta hekim dostlarım şaka yaparlar; &quot;Seni çağıralım da, teşhisleri sen koy&quot; derler. Daha önce bir klinik sahibi olduğumdan; orada çok şeyler gördük, yaşadık. Tıpla ilgili bütün gelişmeleri takip eden biriyim. Çünkü tıp, benim hayatımda müzikten sonraki ikinci ilgi alanım.<br />
<!--more--><br />
OKUMA İMKANIM OLSAYDI KEŞKE </p>
<p>Küçükken doktor olmak istiyor muydunuz?<br />
<!--more--><br />
Okuma imkanım olsaydı keşke&#8230; Çünkü çok yakınım doktorluğa. İnsan sevdiğim için; insanı anlamak, tanımak ve onun için en iyisini bulabilmek çok hoşuma gidiyor. Bitkisel tedavilere de çok inanırdım. Ama onların da çok istismar edilebildiğini görüyorum. Ama ben gene de doğal beslenmekten ve yeşilliğin uzağında durmamaktan yanayım. Her şeyin beslenmekle, yaşam biçimiyle, nefes almakla çok ilgisi var. </p>
<p>Sizin ailenizde hiç meme kanserine yakalanan oldu mu?<br />
<!--more--><br />
Hayır, olmadı. </p>
<p>O zaman genetik açıdan şanslısınız, çünkü genetiğin de çok etkisi var bu hastalıkta.<br />
<!--more--><br />
Risk grubuna girenlerle girmeyenler arasında çok büyük fark var. Üçüncü çeperde bir akrabada da görülmüş olsa, risk grubunda sayılabiliyor kişi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/her-gun-banyodan-sonra-kontrol-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayattan tat alamıyordum</title>
		<link>http://www.artepolis2.info/hayattan-tat-alamiyordum</link>
		<comments>http://www.artepolis2.info/hayattan-tat-alamiyordum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2011 12:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[alamıyordum]]></category>
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[tat]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Birkaç ay önce annesini kaybeden ve inzivaya çekilen şebnem Ferah, hayata dönüyor Önceki gün arkadaşlarıyla Arnavutköy Balıkçısı’nda buluşan ünlü rock’çı, saatlerce kaldığı mekandan çıkışta “Uzun süredir keyifsizdim, hayattan tat alamıyordum. Bugün arkadaşlarımla gelip Boğaz’ın tadını çıkarmak istedim” dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç ay önce annesini kaybeden ve inzivaya çekilen şebnem Ferah, hayata dönüyor<br />
Önceki gün arkadaşlarıyla Arnavutköy Balıkçısı’nda buluşan ünlü rock’çı, saatlerce kaldığı mekandan çıkışta “Uzun süredir keyifsizdim, hayattan tat alamıyordum. Bugün arkadaşlarımla gelip Boğaz’ın tadını çıkarmak istedim” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artepolis2.info/hayattan-tat-alamiyordum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

